» BEŞ ŞEHİRDE ERZURUM TARİHİ Erzurum Sitesi
ERZURUM ERZURUM ERZURUM
BEŞ ŞEHİRDE ERZURUM TARİHİ
BEŞ ŞEHİRDE ERZURUM TARİHİ
Bu yazı 967 kez okundu.
10 Kasım 2013 22:38 tarihinde eklendi



Ahmet Hamdi Tanpınar Erzurum şehrinin tarihi yapısı üzerine tespitlerini aktarırken iki ana etkenin etkisi altında kalmıştır. Bunlardan ilki 1. Dünya Savaşı ve hemen arkasında sürdürülen milli mücadele döneminde yaşanan yıkım, hayatta kalma mücadelesi ve diğeri ise belleğinde yer eden çocukluk dönemindeki Erzurum anılarıdır. İşte bu iki etken edebiyat öğretmeni olarak gelen Tanpınar’ın milli mücadelenin önemli isimlerinden birisi olan Cevat Dursunoğlu ile olan mesai arkadaşlığının etkisi ile apayrı bir tatla ve önemle Erzurum tarihine bakmıştır. “Bu sefer geldiğim Erzurum başka bir Erzurum’du[1]… Harp, hicret, katliamlar, tifüs, çeşit çeşit felaket, üzerinden ağır bir silindir gibi geçmiş, her şeyi ezip devirmişti.[2]” “…Şehir, ölümün mukadder göründüğü kazadan nasılsa kurtulmuş bir insana benziyordu…”[3]

Ahmet Hamdi Tanpınar Erzurum tarihi üzerinde ilk önce milli mücadele dönemindeki önemine vurgu yapmıştır. “Milli Mücadele’ye ön ayak olmuş, Ermenistan zaferini idrak etmiş[4]” olan bu şehir yani “Erzurum Türk tarihine, Türk coğrafyasına 1945 metreden bakar, şehrin macerası düşünülürse, bu yükseklik daima göz önünde tutulması gereken bir şey olur. Malazgirt zaferinin açtığı gedikten yeni vatana giren cetlerimizin ilk fethettikleri büyük merkezi şehirlerden biridir.[5]” demektedir. Bununla şehrin coğrafik konumu ile tarihi arasında çok ciddi bir bağlantı olduğu, şehrin stratejik öneme sahip olduğunu belirtmektedir. Bunun yanı sıra Erzurum’un Selçuklular tarafından fethedildiğinde de önemli ve büyük bir merkez olduğunu da vurgulamaktadır. “Tarihimizin ikinci dönüm yerinde, Milli mücadelenin ilk temeli gene Erzurum’da atılır. Her şeye rağmen hür, müstakil, yaşamak iradesi ilkin bu kartal yuvasında kanatlanır. Atatürk, Erzurum’dan işe başlar. Tıpkı ilk fatihler gibi oradan Anadolu’nun içine doğru yürür; oradan başlayarak yurdumuzu, milletimizin tarihi hakları adına yeni baştan fethederiz.”[6] “ Bu iki hadise arasında iki imparatorluk tarihi, bu tarihin acı tatlı bir yığın tecrübesi içinde meydana gelmiş bir cemiyet ruhu, bir millet terbiyesi, bir hayat görüşü, bir zevk, sanat anlayışı kısacası, dünkü, bugünkü, çehrelerimizle biz varız. Onun içindir ki Erzurum Kalesi’ni gezerken gözümün önünde olan şeylerden çok başkalarını görür gibiydim. Sanki vatana çatısından bakıyordum.”[7] Bu cümleler gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken itina ile seçilmiş cümlelerden kurulmuştur. Tanpınar, şu ana kadar Erzurum şehir tanıtımı için çok ihmal edilmiş üç konuya dikkat çekmiştir. Erzurum Anadolu’nun fethinde önemli bir merkez şehridir. İkinci önemli nokta Erzurum bir imparatorluk şehridir. Üçüncü nokta ise Erzurum Milli Mücadele döneminin en önemli şehridir. Dolayısıyla Erzurum bu üç tarihsel özelliği nedeniyle milli değerlere azami dikkat gösteren, dayanışma ve toplumsal kontrolün sağlandığı bir otoriteye dayalı bir ruha sahip olmuştur. Erzurum bu otoriteye dayanan ruh ile kendisine özgü bir hayat, sanat ve zevk oluşturarak kuvvetli bir aidiyet duygusunu Erzurumlulara ve Erzurum sevdalılarına vermektedir. İşte Tanpınar Erzurum Kalesinde bu aidiyet duygusunun farkına ve tadına varmıştır. Bu farkındalık ve tat bir şehir kimliğinden bir vatandaşlık kimliğine bakıştır.

Tanpınar’ın ifadesiyle “3 Temmuz 1919 şehri olan[8]” Erzurum’a Mustafa Kemal paşanın gelmesi ile başlayan mücadele azmi ile bütün bir yurt ve millet esaret altından kurtarılmıştır. Ancak Erzurum şehrinin bu konumu ders kitaplarındaki bir iki satır ve bir iki bilimsel kongrenin haricinde işlenmemiş ve şehircilik açısından hiçbir çalışma yapılmamıştır. Erzurum bu yönden en azından simgesel bir değer olarak ülke genelinde tanıtılmalı ve bu önemi şehir halkı başta olmak üzere tüm Türk toplumunun belleğine yerleştirilmeliydi. Bu konuyu daha fazla açmak için yapmış olduğumuz şu tespitleri zikretmek isterim. Erzurum ulusal mücadelenin halka dayandırıldığı ve fikri yapısının atıldığı bir şehirdir. İzmir’de askeri başarı ile neticelenen ulusal mücadelenin sivil halk önceliği ile şekillendiği şehir olarak simgeleştirile bilinir. Burada Mustafa Kemal sivildir ve halkın bağrından çıkan sivil bir meclisin başkanıdır. İzmir de ise askerdir. İzmir kurtarılmayı bekleyen bir şehir iken Erzurum da İzmir’in nasıl kurtarılacağı yolunu belirleyen şehirdir. İzmir milli mücadelenin nihai noktası, Erzurum ise milli mücadelenin başıdır. Bu önemine rağmen Erzurum, İzmir şehri kadar milli mücadele şehri olarak simgeleştirilememiş ve hak ettiği şehir tanıtımından ve şehir belleğinin oluşturulmasından mahrum bırakılmıştır.

“Önceleri 1828 mağlubiyeti, 1876 felaketi ve daha önce birçok isyan ile sarsılmış[9]” olduğunu söylediği Erzurum’u “1916 Şubat’ında ordusunun ricatini temin için çocuğu, kadını sipere koşan destani şehri”[10] olarak tanımlamıştır. Maalesef bu cümlesinde geçen şehir halkının kahramanlığı şehir hayatına, belleğine tam olarak aktarılamamış ve şehir içindeki izleri silinmiştir. Tıpkı Gavurboğan ve 93 harplerindeki kahramanlıklarının şehir hayatına aktarılamadığı gibi bu önemli tarihi olayda şehir hayatına dâhil edilememiştir. Bu kahramanlık öyküsünden çok az Erzurumlunun haberi ve bilgisi vardır. Şehircilik açısından son derecede önemli olan ve değerlendirilmesi halinde şehir kimliği, belleği ve aidiyet duygusunu oluşturacak ve uluslararası arenada değerlendirilebilecek olan, bu nadide kahramanlık örnekleri Erzurum şehirciliğinde hak ettiği öneme kavuşamamış, Urfa, Maraş ve Antep şehir savunmalarının Türk toplumuna anlatıldığı gibi anlatılamamıştır.

Tanpınar Erzurum tarihi açısından şehrin ticaret merkezi olmasından dolayı önemli bir gümrük merkezi olduğunun bilgisini ise Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinden bir alıntı yaparak açıklar. “- Hakirin Kâtibi bulunduğum gümrük bundadır. Dört çevresinde Arap, acem, Hint, Sint, Hıtay, Hoten bezirgânlarının haneleri de vardır. İstanbul ve İzmir gümrüğünden sonra en işlek gümrük bu Erzurum gümrüğüdür. Zira tüccarına adalet ederler.[11]”  Tabi ki bu adalette ileriki bölümlerde açıklayacağımız şehirdeki iktisadi ve toplumsal ahengin payı çok büyüktür. Bu alıntının hemen altında Erzurum’un tarihi değerini izah eden önemli bir not düşer. “Bu dört satır eski dünyamızda Erzurum’un çehresini çizmeye kifayet eder. O, şarkın büyük ticaret ve transit şehridir.[12]”

               Erzurum tarihi açısından önemli olan Ermeni iddialarına ilişkin bir delili Erzurum’a Wilson ilkeleri gereği gelen Amerikan heyetine Erzurum Belediye Başkanı olan Zakir Bey’in vermiş olduğu nüktedan cevabı aktararak sunmuştur. “- Bakın şurada bütün şehri saran bir taşlık var. Onun ortasında yirmide biri kadar duvarla çevrilmiş bir yer var. O büyük taşlık Müslüman Mezarlığı, o küçüğü de Ermeni mezarlığıdır: bunlar kendi ölülerini yemediler ya![13]” maalesef Zakir Beyin sunmuş olduğu bu delil şehrin imarı amacıyla ortadan kaybedilmiş ve şehir belleği açısından ağır bir tahrip olmuştur.

Erzurum şehir tarihine ilişkin vermiş olduğu önemli bilgilerden bir tanesi ise 13.09.1924 tarihli Hasankale depremidir.“Bu zelzele bir ay kadar sürdü. Kazalarda o kadar büyük ve devamlı tahribat yapmıştı ki, hafif ürpermelerden başka şey kalmamasında rağmen halk bir türlü evlerine girmek istemiyordu. Bu korkuya o sıralarda Erzurum’a gelen Atatürk son verdi.[14]” Milli mücadele döneminde aramış olduğu halk ve ordu desteğini bulduğu, Millet Meclisinde mebus olarak temsil ettiği Erzurum’a vefasını, sevgisini göstermek için gelen Mustafa Kemal Paşa bu sefer Erzurum halkının aradığı desteği vermek için şehre gelmiş ve dadaşlar ile buluşmuştur. Devletin halk ile kucaklaşmasının örneğini teşkil eden şehir tarihi açısından önemli olan bu olay maalesef şehir belleği içerisine de tam olarak aktarılamamıştır. Bu olaydan çoğu Erzurumlu ancak bir reklam filmi ile haberdar olmuştur. 

 


[1] Tanpınar a.g.e; s 30

[2] Tanpınar a.g.e; s 31

[3] Tanpınar a.g.e; s 33

[4] Tanpınar a.g.e; s 31

[5] Tanpınar a.g.e; s 63

[6] Tanpınar a.g.e; s 63

[7] Tanpınar a.g.e; s 63

[8] Tanpınar a.g.e; s 63

[9] Tanpınar a.g.e. s 32

[10] Tanpınar a.g.e. s 63

[11] Tanpınar a.g.e. s 35

[12] Tanpınar a.g.e. s 35

[13] Tanpınar a.g.e. s 35

[14] Tanpınar a.g.e. s 45

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2010 - 2018. ERZURUM
Alexa Trafik
toplist
sanalbasin.com üyesidir
TOPlist
TOPlist
Push 2 Check
site ekle site ekle
Link ekle
yukarıya Çık