» Yüz Yıllık Acıyı Anlamak İstermisiniz Erzurum Sitesi
ERZURUM ERZURUM ERZURUM
Yüz Yıllık Acıyı Anlamak İstermisiniz
Yüz Yıllık Acıyı Anlamak İstermisiniz
Bu yazı 604 kez okundu.
5 Ocak 2015 10:39 tarihinde eklendi



              “Allahu Ekber Dağlarında”  askerlerimiz Ruslarla savaşırken bir tarafta soğuk, beri tarafta bit, pire…

                On binlerce Mehmetçik şehit, yetmedi yüz binlerce “Müslüman Türk” kışın dondurucu soğuklarında yerinden yurdundan çıkarak muhacir olmuş..

                 İşte böyle bir göç manzarasını gören “Şevket Süreyya Aydemir”  olayı nakleder. Acıklımı  acıklı..

                 Şevket Süreyya “Ninenin, dertler, ızdıraplar haykıran sesi yavaş yavaş hafifledi.  Musikisinin sonu, gittikçe sönen hıçkırıklar oldu. Başı göğsüne düştü. Sonra yüzünü elleriyle kapadı. Ve sessiz sarsıntılar bir süre daha devam etti. Erzurum taraflarından geliyorlardı. Nereye gideceklerini bilmiyorlardı. Ölse bunu cana minnet sayacaklar. Çocuklar kaybolmuştu. Yakınlar dağılmıştı. Fakat kendileri daha yaşıyorlardı işte…

              “İhtiyar erkek bize önce, her göçmenin her yeni gelen yolcudan sorduğu haberleri sordu. Sonra daha başka sualler sıraladı:

              -Nirden gelirsiz oğul?

              -İstanbul’dan…

              -Erzurim’u görmişsüz?

               -Yok…

                O zaman başını iki tarafa uzun uzun salladı:

                 -Nediyim oğul, nediyim?

                  “İhtiyar, Erzurum’u görmedikten sonra, İstanbul’dan olmanın önemsizliğini, Erzurumlu olmayanlara orayı anlatmanın imkânsızlığını, bu çaresizlik ifadeleri ile belirtmeye çalışıyordu.

               Bende sordum:

               -Erzurum da bura gibi çamlık mı, meşelik mi?

                -Yoh (yok).

                 -Dağlık mı, bahçelik mi?

                  -Yoh…

                   -Camileri, çarşıları çok güzel mi ola?

                    -Nediyim oğul, nediyim?…

                    -Havası, suyu acep İstanbul’un gibi mi?

                    -İstanbul’un sözü mü olur oğul, Erzurum’un yanında …

                       Ve başını iki tarafa uzun uzun salladı…

                      “Bir toprağa bu kadar bağlı olanlar bir gün oradan koparlarsa, onların acısını anlatacak hakikaten söz bulunmaz. Nine makamla ağlar ve ihtiyar başını iki tarafa sallarken, ben onların acılarını iyi anlıyorum”

                      Peki,  Şevket Süreyya acıyı anladı ya siz yüz yıl sonra bu Erzurumlu Müslüman Türkün acısını anlayabiliyor musunuz?

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2010 - 2018. ERZURUM
yukarıya Çık
Alexa Trafik
toplist
sanalbasin.com üyesidir
TOPlist
TOPlist