» SEVGİLİ PEYGAMBERİM Erzurum Haber Portalı
ERZURUM ERZURUM ERZURUM
SEVGİLİ PEYGAMBERİM
SEVGİLİ PEYGAMBERİM
Bu yazı 75 kez okundu.
3 Mart 2021 08:48 tarihinde eklendi



                                                       SEVGİLİ PEYGAMBERİM

Güç sahiplerinde adalet, merhamet, acıma yokken kız çocukları diri diri toprağa gömüldüğü bir ortamda Mekke’de bir yetim dünyaya geldi. Babası ölmüş, annesi bir kaç yıl içinde ölmek suretiyle hem anadan, hem babadan yetim kalmıştı.

Süt annesi ve amcası tarafından büyütülmüş, büyüdükçe topluma emniyet, güven telkin ederek gönüllerde yer etmiş, “Emin” lakabını almıştı.

Hilfü’l Fudul olayında  meseleyi çözmüş, Hacerül Esvet taşının Kabe’de yerine konulmasında eşsiz bir çözüm sunmuştu. Mekke’de yaşayanlar onun hakemliğini, verdiği kararları kabul ediyorlardı.

Kendinden yaşça büyük Hz. Hatice annemizle evleniyor, kervanlarla ticaret yapıyordu. O’nun her davranışı bolluk ve bereketti.

Yıllar geçiyor sosyal buhran onu toplumdan uzaklaştırıyor Hıra Mağarasında tefekküre daldırıyordu. Yine böyle bir gün Cebrail Aleyhisselam ona ufukta göründü…  Ve ilk ayetleri verdi. İlk emir: Oku idi.

Günler aylar geçiyor en yakınlarına İslamı anlatıyor ve iman etmelerini istiyordu. Mekke müstekbirleri böyle bir tebliğe izin vermediler. Zulmettiler. Aç koydular. Ashabını şehit ettiler. Taifte taşlattılar. O ise bütün bu olanlara karşı “Rabbim onlar bilmiyorlar onları affet diyordu“.

Hz. Hatice vefat etmiş, amcası zor durumdaydı. Hüzün yıllarıydı.

Mekkeli müşrikler, yönetenler “Ya Muhammed eğer Mekke’nin en zengini olmak istiyorsan istediğin kadar mal verelim… Mekke’ye yönetici olmak istiyorsan Mekke’nin yöneticisi seçelim…. En güzel kadınlarla evlenmek istiyorsan everelim yeter ki; bu davadan vaz geç“. Yani Mekkeliler en cazip rüşvetleri teklif etmişlerdi….!

“O” ise “bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz yine davamdan vazgeçmem” diyordu. Ne muhteşem cevap tüm dünyanın makam, mevki, mal ve şöhretini reddetmek ne muhteşem bir eylemdi…..!

Medine’ye o günün şartlarında hicret etmesi başlı başına bir inkılaptı. Medine’de İslam gelişip büyürken ‘O’ hep insan Muhammed, kul olarak yaşadı. Kendine karşı yapılacak tazimleri kabul etmedi. Yasakladı. Koruması bile yoktu….!

Aç kaldığında karnına taş bağladı. Kendine karşı kaba davrananları af etti. Bağışladı. Cezalandırmadı. Çünkü o Alemlere rahmet olarak gönderilmişti. Öylede yaptı.

Yetimleri korudu, aç ve açıkta olanlara yardım etti. Devletin malını şahsi işlerinde kullanmadı. Kullanılmasına fırsat vermedi.

Devrin kralları gibi saraylarda bir eli yağda bir eli balda yaşamadı. Eşleri ve yakınları normal bir insan gibi yaşadı. Lüks ve debdebeden uzak yaşadı.

Adaletle hükmetti. Haklıyı haksızdan ayırdı. Münafıklardan, yalancılardan, zalimlerden yüz çevirdi. Bir komutan olarak savaşlara katıldı. Bedir, Uhut, Hendek, Huneyn’de ordu komutanı olarak savaşı idare etti.

Müslümanlara karşı her seferinde şefkat, merhamet kanatlarını indirdi. Korudu. Uykusuz kaldı… O hep örnek oldu.

Hz. Hamza’nın katillerini bile af ederek sadece gözüme görünmeyin dedi. Düşmanlarına dahi hep adaletle hükmetti. Medine sözleşmesi böyle bir düşüncenin ürünüydü. Aman dileyene kılıcını kaldırmadı.

Kölelere insanca muamele ederek onların azad edilmesini tembihledi. Kendi işlerini kendi yaptı.

Toplum içinde baş köşeye değil, boş bulduğu yere oturdu. Sahabelerine hizmet etmekten hoşlandı. Hiç kimseyi azarlamadı. Bağırmadı.. Çağırmadı.

Hak sahiplerinden kendisinden kimin hakkı varsa gelsin alsın dedi. Hayatında bunları örneklerle gösterdi.

Lüks, gösteriş ve İsraftan uzak durdu. Kendi payına düşen ganimetleri dağıttı.

Ümmetini, yalandan, dolandan, adaletsizlik yapmaktan, kibirden, haramdan, yetim malı, kamu malı yemekten hep uzak tuttu. Uzak durmalarını öğütledi.

Kızı Fatma’ya bile yanlış yaparsan ben bile seni kurtaramam dedi.

“O” tüm zamanlarında ümmetinden; “Allah’tan başka ilah olmadığını, Muhammed Allah’ın kulu ve resulü olduğunu” söylemelerini tembih etti.

Şirkten, şirki çağıracak her türlü davranışlardan uzak kalmayı, gıybet yapmamayı, iftira etmemeyi, insanlara insanca muamele etmeyi öğretti……!.

Anne ve babaya öf demeyi bile yasakladı…. Allahın emrini insanlara tebliğ etti…..

Ey Allah’ın peygamberi sana inanıyor, getirip tebliğ ettiğin dini mübine inanıyor, iman ediyorum.

Selam olsun sana ve senin yolundan giden adil devlet adamlarına, zulmetmeyenlere, yetim hakkı yemeyenlere…….. !

Selam olsun Ehlibeytine, Sahabelerine…. Selam olsun Muhammed’ül Emine……………!

Yorumlar

Bu Yazıya 0 Yorum Yapılmış

Henüz yorum yapılmamış

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Copyright © 2010 - 2021. ERZURUM
yukarıya Çık
Alexa Trafik
toplist
toplist
toplist site ekle
site ekle site ekle
sanalbasin.com üyesidir
TOPlist
TOPlist
Bölgeler ve Şehirler Bölgeler ve Şehirler